Gönderen Konu: Keklik Avı Ve Keklik Avcısı anlatımı(ALINTI Mustafa SARI'dan)  (Okunma sayısı 23381 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

TAŞKIN BEYDÜZ

  • Ziyaretçi

  Çok güzeller paylaşmak istedim.Güzel gören güzel düşünür güzel gören hayatından lezzet alır.
19 Haziran 2008, 15:59:19
--------------------------------------------------------------------------------

       Avcı dostlar keklik avı ile ilgili pek çok bilgiye ustalarımız hakimdir mutlaka. Ustaların bizle paylaştığı bilgileri paylaşmak isterim.
       Avın ele geçirilmesi ile ilgili tüm bilgileri bilsek dahi eğer bir konuya dikkat etmezsek, öğrendiklerimiz hiçbir anlam ifade etmeyebilir. Bu önemli husus şudur: HER ALAYDAN SENEYE ÜREYECEK KEKLİKLERİN KALMASINA DİKKAT EDİLMELİDİR Planlı av yapılmalıdır. Avlandığımız bölgede yaklaşık olarak kaç keklik olduğunu hesap etmeliyiz. Bölgedeki sayı üzerinde bir tahminde bulunabiliriz. Av günü sonunda, o bölgede av yapan başka avcı guruplar varsa onlarında bizim kadar av yaptığını gözönüne alarak o avlağa sezon içinde birdaha gelip gelmeyeceğimizi düşünmeliyiz.  Bir avcı bu dengeyi yarını için gözetmek zorundadır. Açgözlülüğü yarınını düşünmeyen, tecrübesiz avcı yapar. Keklik bizim kültürümüzün parçası olmuş. Duvar halılarına motif işlenmiş, kamyonların, traktörlerin, hatta at arabalarının bile süsü olan, çok güzel bir canlı. ''Keklik motiftede kalsın avlaktada'' diyorsak, bu hassas konuya dikkat etmeliyiz. Bu dikkat diğer avlar içinde gösterilmelidir.

       Bu avda rahat yürümek ve çok terlememek için gereksiz yük almadan, çok kalın giyinmeden - derecede bile atletin üzerine bir yünlü fanila, üstüne gömlek, ince hafif yün kazak birde av yeleği giyerim. Av esnasında birsüre sonra vucut ısındığından çoğu zaman kazağı çıkartıp yedeğe alırım. Ayakkabı çok önemli. Eğimli arazide av yaparak çok yürüyeceğimiz için kaymayan tabana sahip, ayağımızı acıtmaması için tabanı kalın, ayağımıza rahat ve sağlam bir ayakkabı tercih edilmeli. Konçlu olması daha iyi. Bileğimizi çalı, diken ve çarpmalardan koruyup, burkulma riskinide düşürür. Bütçemiz kısıtlıysa en ekonomik fiyatlı mekaplar kullanılabilir. Karda ve yağışlı havada ayağımızın içerisine kar girmemesi için tedbir almamız şart. Kürtüne basınca demek istediğimi anlarsınız. Maddi imkanı olmayanlara bir önerim, kadın ten çorabını (kilotsuz olanı ) bilekten kesin, pantolunun üstünden giyin, kesilen yeri bot yada çizmenin boğaz kısmını saracak şekilde indirin, üst tarafınıda pantolonunuz içinde olacak şekilde dizin üstüne çekin. Kürtüne bastığınızda ayağınıza kar girmedikçe, paçalarınıza kar yapışmadıkça bana dua edin. Yağmur ihtimali ve bulut varsa çok hafif bir yağmurluk taşırım. Avlakta temiz su kaynağı olsada SU, ÇAKMAK, enerji veren atıştırmalık, 1 iğne(ayağınıza batan ve elinizle tutamadığınız diken günü zehir eder), pusula, düdük, selpak, ameliyat eldiveni, küçük bir parça sabun ve poşet almak akıllıca olur.(özellikle ağıl olan avlaklardaki hayvanlarda kene, pire gibi asalaklar var. Av soğumaya başladımı onu bırakıp size zıplar. Arabaya, eve, düşünün gerisini. Tavşanınsa kanı akmakla bitmez, vurunca hemen poşete ) Ekip olarak gittiğimiz avlakta bazan yiyecekleri yanımıza alırız. Eğer bizi araç bir yerden bırakıp yemek yenecek yerde bekleyecekse yüksüz av yapacağımız için bayram ederiz.  
  
       Keklik avı yapanın kondisyonunun iyi olması, mücadeleci olması, sabırlı olması olmazsa olmazlardan. Keklik avı için ''avların kralı, kralların avı'' deselerde kralların avı olamaz. Krallar bizden farklı avlanıyorlarsa bilemem. Keklik avcısı avlakta az yiyecek, çok çalışacak  Keklik avı işçi avı. Kahvaltı evde sağlam yapılacak ve erken saatlerde ava başlanmalı. Keklik avcısının öncelikle kondisyonunun çok iyi olması gerekli. Formsuz avcı avlakta gezerken kekliğin nerde olabileceğini, avı nerden kaldırabileceğini değil, arabaya nasıl dönsem diye düşünür. Bu nedenle av ekibindekiler ya birbirine uygun olmalı, yada hoşgörülü olmalı. Araziyi geziş metodunada  çok dikkat edilmeli. Aynı avlakta yanlış yaklaşılan av kendine tüfek attırmazken, doğru yaklaşılan av yanımızdan kalkabilir. Çıkış ve inişlerde tatlı eğimleri tercih etmemiz ve aceleci olmamamız en güzeli. Yüzeyleri dikine değilde çapraz çıkıp inmeli. Nefes almamızı çok hızlandırmayan bir tempo en uygunu.
        Av ekibi arazinin, yani dağ yüzeyinin genişliğine göre belli bir aralıkla dizilerek bölgeyi tarayarak ilerler. Bu düzende ilerlerken av aramızdan kalkarsa, bir kazaya meydan vermemek için sabırlı davranmalı, atış hattımızın emniyetli olmasını beklemeliyiz. Mümkün mertebe göz temasını kaybetmeden ilerlemeliyiz. Sağımızda ve solumuzdaki kişinin yerini sık sık gözlersek, av kalktığında tereddüte düşmeyiz. Özellikle çifteler emniyeti kapalı olsa dahi sarsıntıda patlıyor. Karda dereyi geçerken tüfeğimin üzerine düştüm ve tüfek patladı. Riskli yerden geçerken, zıplarken, silahı kırın. Bir arkadaşımda çiftesini kapatırken patladı. Silahı kapatırken önümüze, emniyet kurallarına dikkat.  
        Arkadaşlara bağırıp çağırmadan sessiz yürümek keklik ötümünü duymamızda etkili olur. Belkide bu dikkatimiz nedeniyle bir uzunkulak çantamıza girer. Önceden belirlenen el işaretleri avda kullanılabilir. Hatta karavana atan arkadaşlara yaptığımız el işareti bile sessizce eğlenmemize engel olmaz.   Kısa bir ıslık etkileşime yeter. Ayrıca avda bizim gördüğümüz av arkadaşımıza yönelmiş yada onun menzilindeyse onu uyarmamız ekip avının gereklerinden, güzelliklerindendir. Uzun cümle kurmadan tüfeğimizle avı takip ederek AAT diye bağırmamız arkadaşımızın önce bize bakmasını, bizi görüncede tüfeğimizin doğrultusundan avın yerini hemen tayin etmesini sağlar. Artık arkadaşımız gözüyle direk avın olduğu bölgeyi taramaya başlar. Avdaki başarı ekibin başarısıdır, başarı içinse detaylar önemlidir.
        Keklik kalkınca yürütmemek için genellikle ekip olarak hızlanırız. Konduğunu düşündüğümüz yere yaklaşınca bu hızı düşürmek iyidir. Ama buna herkes uymayabiliyor. Nefesi toplayıp karşılaşmaya hazır olmak gerekiyor. Ekip halinde kekliği basmak daha akıllıcadır. Daha yakın karşılaşmalar ve daha fazla atış kazanırız. Pusan varsada ağır hareket ederek dikkatli aramamız kekliğin kalkma ihtimalinide, isabetli atış ihtimalinide artırıyor. Keklik kalktıktan sonra uçtuğu yönde takip ederken bedenimizin ve nefesimizin kontrolünü tekrar kazanmalıyız. Yaşlı ustalara dikkat ettim, bu noktadan sonra şüphelendikleri yerlere uzayıp bakarak, biraz ağır ilerliyorlar. Alayın dağılmasından sonra avın tadı çıkar. Konduğu yere YAKLAŞANA KADAR seri yürünüp, sonra yavaşlanmalı. ''Dağılan pusan keklik bir ayağın topal aranır'' diyen ustaların inadına yangından kaçar gibi koşturup avı rezil ettiğim zamanlar olmuştur. Ben ettim siz etmeyin. Hazırlıklı olmayan şaşkınlıktan fişeklerini zayi eder. Bu nedenle en usta avcının ortada kaptan olarak avı yönetmesi, zirve hariç kimsenin bu kişiyi geçmemesi yerinde olur. Eğer rüzgar yoksa, arazi uçurum değilse ve keklik dağıldıysa çok güzel pozisyonlar ve atışlar yaşanabilir. Av sırasında uyumun bozulmaması için ne gerekiyorsa yapılmalıdır. Ekip avı yaparken birbirimize saygılı ve ortak hareket etmek avın hazzını perçinliyor. Rüzgar yürüyüş yönümüzün karşısından sert esiyorsa, 2-3 kez kaldırıp sürmüşsek yada arazi yükseliyorsa kalkan keklik altımızdan geldiğimiz yöne dönmek isteyecektir. Böyle bir durum varsa en alttaki arkadaşımızın bizden biraz geriden ve daha açıktan gelmesi isabetli olur. Herkesten fazla atış şansı yakalayabilir. Yanlız bu kişinin attığı keklik yüksek süratte süzülüyor olacağından bunu göze alarak önleme vererek atışını yapmalıdır. Kekliğin ne zaman nerde, nasıl aranacağına girmeyeceğim. Bu konuda tek doğru yok diyebilirim. Kekliğin ezberini bozmayı başaran avcı başarılı olur diyebilirim.
       Tüfek-Fişek-Şok tercihim kafanızı karıştırmasın. 66-68-71 namlu tüfeklerin bu avda daha makbul olduğunu düşünüyorum. Çifte yada yarıotomatik olması zevke kalmış. Hafif tüfek kullanmaksa avantajdır. Görüşün engellendiği arazilerde, (sık kayalık, bitki örtülü, engebeli) kısa mesafelerden görüntü verdiğimiz için heyecan veren yakın karşılaşmalar yaşanabilir. Doğanın güzelliğini seyre daldığımız bir anda gafil avlanıp, hem kekliği, hem altımıza kaçırabiliriz  dikkat etmekte fayda var. Şok ve fişek tercihini bu araziye uygun yapmak faydalı olabilir. (çeyrek şok, keçe, bior tapa, ince saçma). Arazi düz yüzeyli uzaktan görülebiliyorsak, kasım sonuna gelinmişse, keklik avcı görmüşse, yanına pek yaklaştırmaz. Akşama kadar kovalar dururuz. Mümkünse fişek, saçma no tercihini gözden geçirmek (yarım şok, power tapa, daha diri saçma) daha dikkatli yaklaşmak ve tepelerin eteklerine dökene kadar maraton gerekebilir.  Güzün 6 no 32 gram bu hastalığın ilacıdır. Avlakta tavşanla karşılaşma ihtimalimiz yüks....e, keklik yılgınsa,  hava soğuksa 5 no 32-34 gram önerebilirim.    
        KONSANTRASYON atışlarımızda çok daha önemlidir. Atıştaki başarımızda soğukkanlı ve doğru yapılan bir atışın tüfek ve fişek tercihinden daha önemli olduğunu düşünüyorum. Beretta tüfek, Remington fişek kullansak bile eğer doğru zamanlamayla düzgün bir atış yapamıyorsak, büyük ihtimalle av gidecektir. Avda başarılı olmak için her an duyularımızla ve zihnen kendimizi hazırlamalı, avla karşılaşınca şaşkınlık ve gaflet yaşamadan mümkün mertebe sakin bir atış yapmaya çalışmalıyız.  Heyecan 40 yıllık avcıda bile olur. Kimi avcı heyecanına teslim olur, kimisi heyecanını dizginleyebilir. İstenilen heyecanı kontroldür. Heyecanı kontrol deyince, ava uzun uzun nişan alarak atmak aklınıza gelmesin. Bu avda genellikle ani karar verebilmek ve seri olmak gereklidir. Yanlız yakından kalkan bir kekliğede tetik kesme anı onun kanat çırpmayı kestiği andır. Çok güzel pozisyonlarda bile kekliği kaçırdığım çoktur. Bu nedenle ava düzgün attığı halde vuramayan arkadaşlara önerim, avı kaçırdığı için benim gibi fişeğe, tüfeğe kafa yorup bahane bularak konsantrasyonlarını bozmadan, bundan sonra kalkan avı daha dikkatli takip ederek ve yan geçene önleme vererek atış yapmalarıdır. Sürekli farklı tüfek ve farklı fişekler kullanılmasınıda önermem.  
       Av vurulunca en kısa sürede onu almak gerekiyor.(bir köpeğim bile yok anlıyormusun? hadi üzülme) Avı almaya giderken gözümüzü avın düştüğü yerden mümkün mertebe ayırmamalı yada avın düştüğü yere en yakın bir işareti  (taş, çalı,vs) kafamıza yazarak ilerlemeliyiz. Ekipten bir başkasının vurduğu avı markalamamız, düştüğü yeri gözümüzü kaçırmadan izlememiz ve arkadaşımız avı alana kadar takibimizde fayda var. Onun aramakla kaybedeceği zaman hepimizin zamanı, kaybedeceği avda aynı torbanın avı. Yaptığımız atışta keklik kuyruğu kopan uçurtma gibi düşüyorsa ve ayakları sağlamsa o kekliği ancak Ali yakalayabilir. Araki bulasın. Böyle yalpalı inen kanadı kırılmış kekliğe, daha havadayken bir fişek daha atmakta fayda var. Benim gibi düşüşünü hafızaya kaydetmek için seyre dalarsanız, onu kaybetme ihtimaliniz yüksek olur. Ayrıca eğimi çok olan bir arazide vurulan keklik düştüğü yerde değilse, avın düştüğünü tahmin ettiğimiz yada tüylerini gördüğümüz yere bir kova su döktüğünüzü düşünün, su nereye akarsa büyük ihtimalle av o güzergahta ve 0-50 metre kadar aşağıda olabilir. Ayrıca aşağıya doğru çalı dipleri ve kaya altları araştırılmalıdır. Her atış sonrası yapmamız gerekenlerden biri avı izlemektir. Keklik havada atışımızın etkisiyle takla atarak düşsede, yere değdikten sonra hareket olup olmadığını mümkünse gözleyin. Atışla birlikte doğal davranışı bozulanı, gruptan ayrılanı, hemen havaya dikileni (kafadan), biraz uçup sonra havaya dikileni(ciğerden), hiç kanat vurmadan süzülerek uçanı, dağ yüzeyine paralel değilde kendini boşluğa direk aşağıya vereni(en kötüsü son ikisi), gözünüzün gördüğü yere kadar çok iyi takip edin. Ayağı sarkan keklik gider deselerde aslında o keklik ilkkonduğu yerde DURUR. Eğer gözünüz keskinse ve konduğu yer önünüzdeyse o keklik size bir atış fırsatı daha sunar. Yaralı av kendini bilmeden uçmaya devam edebiliyor. Karlı yüzeye sert düşen avda genellikle gömülerek orada kalır, gözünüz keklik değilde karda yumruk gibi küçük bir çukur arasın. Bazanda karda iz takibi gerekebilir. Tabiki izden anlamak gerekiyor. Yoksa eski iz peşinde vakit öldürürüz. Soğukta gramajı artırıp saçma numarasını küçültmek gerekebilir. Vurulan av olunca alınana kadar, bulunana kadar beklenmelidir. Böyle bir avda herkes vurulan avı markalar ve bulunmasına yardımcı olur.  Unutmamamız gereken konu yaralı keklikte şu olmalı: Elbette bulmak için çaba harcanacak ama, benim gibi ekibin avını bozmayın. Eğer yaralı keklik yürüyüş güzergahınıza uçtuysa, yada çok yakınınıza düştüyse emek harcayarak bulmaya çalışın. Çok aşağıya süzüldüyse ve o güzergahı dönerken arayabilecekseniz düştüğü yeri hafızanıza iyi kazıyın. Bir keklikten yeri geldiğinde ekip avının  bozulmaması için, ekibinizden kopup ayrılmamak, kaybolmamak için vazgeçebilmek gerekiyor.      
       Pek çoğumuz şartlarımız nedeni ile köpek besleyemiyoruz. Her avcı iyi bir köpek sahibi olmak ister elbette. Böyle bir imkan varsa daha güzel ve zevkli avlar yapabiliriz. Yanlız köpeğin bu avla tanıştığı ilk sezonunda ondan çok şey beklememeliyiz. Pek çok köpek keklik avında çok başarılı sayılamaz. Avda 50 köpeği gözlemleme şansım olduysa 5 tanesi iyi, 5 tanesi normal, 40 tanesi kötü izlenim uyandırdı. Belkide bana öyle ras gelmiştir. At sahibine göre kişner deyimi bu durum için çok uygundur. Keklik avını bilen ve ava çok giden bir avcının kırma köpeğinin sadece koku sürüşü, ferması, aportu değil, avlakta gezişi bile sizi mest edebilir. Keklik avında tecrübe kazanan bir köpeğin avcının önünde ne dümdüz, nede sağa sola rastgele koşmadan, arazide güzergahı altında yada üstünde, kekliğin olabileceği yerleri tek tek gözüne kestirip, bu yerleri dikkatle aradığınada şahit oldum, hemde akşama kadar. (Maşallah) Köpeğinde çıraklılığı, kalfalığı, ustalığı oluyor. İyi gezen bir keklik avcısının, hızlı ve açık arayan ırktan pointeri bile akşama kadar enerjisini dengeli kullanması gerektiğini zamanla anlıyor. Köpeğim yok diyede avdan vazgeçemiyorum.
        Benim durumumdaki avcı dostlarıma belki bir hususta faydam olur diye ustalarımın, abilerimin hoşgörü ve müsadesine sığınarak birkaç şey daha eklemek istiyorum. Kekliğin menüsünü, öğün vaktini, yaşama düzenini bilen avcı avantaj yakalar. Bunlarda daha çok tecrübe ile oluyor. Bunlardan başka pekçok detay şartlara göre sayfalarca listelenebilir. Ayrıca kekliğin davranışları avlakların farklı özelliğine görede farklı olabilir. Bu nedenle avlağı bilen avcı ile av yapmak her zaman avantajdır. Önce araziyi okumak, buna uygun aramak, sonra avlamak. Bu güzel kendini tehlikede hissettimi, bulunduğu mevkiden en uzağa kanat süzebileceği uçları seviyor. Gecelediği yerlerde tilki gibi doğal düşmanları olduğundan, karanlıkta uçma zaafiyeti olduğunu bildiğinden birkaç kanat vuruşu ile süzülmeye en müsait yerlerde geceleyebiliyor. Bu yerin tercihinde hava şartlarınında etkisi olabiliyor. Keklik avlarında bir çok avcı böyle riskli yerlerde kaza geçirmiştir. Adımlarımıza dikkat.
       Keklik avlamayı başardıysak bir konuya dikkat etmemiz lehimize olur. Av etleri avcı için değerli olmalıdır. Bu nedenle avın bozulmaması, nahoş kokmaması için dikkat etmeliyiz. Hava soğuk olup et bozulmasa bile, ete iç organlardan koku sinmesi onun değerini bozar. Vurulan bir tavşanın içini ilk fırsatta çıkarmalıyız. Keklikte ise avın vurulmasından sonra, verilen bir molada içini çıkarmalıyız. Eğer uzun süre sırtımızda, çantamızda, aracımızda avımız duracaksa, bu işlemi yapmamız av etinin kokusuz ve daha dayanıklı olmasını sağlayacaktır. Ayrıca pişirmeden önce ciğerin ödünün alınması gerektiğini yazmama gerek yok sanırım. Su başında ilk yakılan ateşte ciğer ve taşlık kebabıyla kendinizi ödüllendirebilirsiniz.
        Köylünün, bir bağ sahibinin, bir çobanın yerine kendimizi koymamız gerekiyor. Koyununuzun yanında avlanılması  yada evinizde uyurken sabah gün doğarken evinizin 300-500 metre ötesinde tak tuk silah atılması gibi. Bir koyun sürüsüne yakınken kalkan bir kekliğe ateş edersek gebe koyun kuzuyu atabilir, sürü dağılabilir, kangallar av köpeklerine saldırabilir, yanaşmamak en güzeli.  Biz av için dağdayız çoban evinin geçimi, ekmeği için orda. Kimseyi av yaparken huzursuz etmeye hakkımız olmadığını unutmayalım. Maalesef koyun hırsızlarıda define avcılarıda  dağda avcı gibi tüfekle gezerek keşif yapıyor. Bu nedenle bizi tanımayan ve canı daha önce yanan bir çoban dağda yanında biten beş tüfekli kişiden elbette tedirgin olur. Ancak sürüsüne kurt girmiş çoban avcının kıymetini bilir. Bilirki bu dağda silah atıldıkça kurt bu dağa yanaşmayacaktır. Avcıya yemek ikram edenide olur, cahil olup mavzer çekenide.    
       Bana göre çok önemli bir konu daha var. Kaliteli avcı, av günü öncesi hazırlıklardan, avlakta geçen zaman ve eve dönüp eşyalarımızı yerleştirdiğimiz ana kadar her dakikadan haz almaya çalışır. Bunu başarabilmek içinde ekipte herkes birbirini düşünmeli, insanlık adına yapıcı, paylaşımcı ve dürüst olunmalı. Öncelikle bunlar o av gününü unutulmaz kılar. Ekibin harcı ve dostluk korunmalıdır. Şahsi menfaatten ziyade ekip menfaati düşünülmelidir.  Kişisel çıkarın önde geldiği ekip uzun vadeli olamaz. Klişeleşmiş gibi görünsede dostluğu oluşturan ögeler başta iyi niyet, saygı, sevgi, hoşgörü gibi değerlerdir. Her zaman karşımızdakinin yerine kendimizi koyabilmek ve emrivakiden uzak tutum sergilemek, bizi aranan insan konumuna yükseltir. Hep derim, avda kafanda, ayağında rahat olacak.              
       Amacımız bu ortamda paylaşım. Bir hususta bile olsa faydalı olabilmek. O yüzden yanlış anlaşılmak istemem. Usta bir avcı değilim. Hiçbir zaman ben iyi bir keklik avcısıyım diyemem. Bilgime eklenecek çok şey vardır mutlaka. Öğrendikçe yada tecrübe ettiğimde, ne kadar çok şey bilmediğimi daha iyi anlıyorum. Zaman zaman bu avdan vucudumuzdaki dayak yemiş gibi ağrılarla eve dönerken bıldırcının gözünü seveyim dediğimiz olmuştur. Yinede bir sonraki haftasonuna doğru birşey bizi dürtükler ve çantaya malzemeler hazırlanır. Yazdıklarıma fazla kafa yormaya gerek yok. Her ne kadar kafamıza bazı şeyleri yazsakta avlağa varınca ben başka bir boyuta geçiyorum. Galiba bazı şeyler mantıksal değilde güdüsel yapılıyor. Okumaklada keklik avcısı olunmaz. Pek çok bu işi bilen erbab, bildiklerini ve kınalısını paylaşmak istemiyor. Belkide onlar bizden daha çok seviyor ve kıskanıyor bu güzel kuşu.  Aslına bakarsanız ''KEKLİK VURMAYAN AVCIYI BİZDE ÇOK SEVERİZ.''  En güzeli bir ustaya talebe olmak ve uygulamalı öğrenmek.
       keklik avında yaşanan heyecan, kekliği eline aldığında biter. Kısa bir sevinç ve heyecan, yerini hüzüne bırakır. Bu nedenle kaçanlara üzülmeyiz. Onlar kaçacakki hayallerimizi süslemeye devam edecek. Rasgele.

Bu yazıyı bizim bölgemizdede paylaşmak istedim.Fazla keklik vurup zayıf karakterimizi tatmin etmenin ötesinde bişeydir avcılık.onun için av yaptığımız günü değil önüzdeki diğer günleri düşünelim lütfen bilinçli  avlanalım,,,RASTGELE,,,sn:taşkın BEYDÜZ

Alıntıdır ...
« Son Düzenleme: 03 Aralık 2010, 23:38:02 Gönderen: Emin OLGAÇ »
 

Çevrimdışı Özhan KELEŞ

  • Onursal Üyemiz
  • *****
  • İleti: 5447
  • Aldigi tesekkür sayisi: 123
Ynt: kendi bölgemizdede paylaşmak istedim ,,keklik avcısı,,
« Yanıtla #1 : 25 Kasım 2010, 17:58:30 »

FAYDALI BİLGİLENDİRMENİZ İÇİN SİZE TEŞEKKÜR EDİYORUM


Özhan KELEŞ
28/05/1962-İstanbul
 
Bu mesaja tesekkür eden üyeler: Kenan KOÇ 05

Çevrimdışı Taşkın GESİLİ

  • Taşkın GESİLİ
  • Müdavim Üyemiz
  • ***
  • İleti: 763
  • Aldigi tesekkür sayisi: 62
  • Taşkın GESİLİ
Ynt: kendi bölgemizdede paylaşmak istedim ,,keklik avcısı,,
« Yanıtla #2 : 25 Kasım 2010, 18:05:51 »


Adaşım,

Öncelikle az bulunur isimimde birisini  heleki avcıyı görmek beni çok sevindirdi... Verdiğin bilgiler için teşekkür ederim...

Rastgele!

Taşkın
Taşkın GESİLİ
1976 KAYSERI
BLUE PICARDY SPANIEL

 

Çevrimdışı Taşkın MUTLU

  • AvlakForum Üye
  • *
  • İleti: 62
  • Aldigi tesekkür sayisi: 1
Ynt: kendi bölgemizdede paylaşmak istedim ,,keklik avcısı,,
« Yanıtla #3 : 25 Kasım 2010, 19:07:34 »




Adaşım,

Öncelikle az bulunur isimimde birisini  heleki avcıyı görmek beni çok sevindirdi... Verdiğin bilgiler için teşekkür ederim...

Rastgele!

Taşkın

bende varım burda.... :)

  • huğlu 104A 12 cal 76cm
  • kral queen yarı oto 12 cal 71 cm
  • kral queen yarı oto 12 cal 66 cm
  • pointer (daisy)
Taşkın MUTLU
1985-Adana
 

Çevrimdışı Tuncay KANDEMiR

  • Tuncay Kandemir
  • Hocamız
  • *******
  • İleti: 4266
  • Aldigi tesekkür sayisi: 829
    • Avcı Sayfası avlak
Keklik Avı Ve Keklik Avcısı
« Yanıtla #4 : 25 Kasım 2010, 19:35:09 »
Taşkın bey verdiğiniz bilgiler için teşekkürler,
konuyu sabitleyip başlığını Keklik Avı Ve Keklik Avcısı olarak değiştirdim yanlış anlamamanızı umarım
Kekliğiniz bol Avlaklarınız bereketli olsun rast gele
« Son Düzenleme: 30 Kasım 2010, 23:50:34 Gönderen: Tuncay KANDEMiR »
Tuncay KANDEMİR 1971
Samsun Ankara
 

Çevrimdışı Abdulkadir DOĞRU

  • Müdavim Üyemiz
  • ***
  • İleti: 750
  • Aldigi tesekkür sayisi: 36
  • GOOSE,DUCK,HUNTER . KODOBAY
Ynt: Keklik Avı Ve Keklik Avcısı anlatımım
« Yanıtla #5 : 26 Kasım 2010, 08:57:15 »
 Taşkın kardeşim  çok güzel noktalara değinmişsiniz avcılığa yeni başlıyacak arkadaşlarımızn mutlaka bunları okumaları lazım bizleride bilgilendirdin teşekkür ederim.

Benelli Raffaello ELİTE 12-66
Kişiye özel SERTLER 12-66 SP 
Ata Neo Nikel Gravür-1 20-61
Sarsılmaz  20-61 ÇİFTE
 

Çevrimdışı Emrah GİRGİN

  • Müdavim Üyemiz
  • ***
  • İleti: 1008
  • Aldigi tesekkür sayisi: 2
  • Emrah GİRGİN
Ynt: Keklik Avı Ve Keklik Avcısı anlatımım
« Yanıtla #6 : 26 Kasım 2010, 09:07:11 »
FAYDALI BİLGİLENDİRMENİZ İÇİN SİZE TEŞEKKÜR EDİYORUM




jpg image hosting
Emrah Girgin
DENİZLİ-ÇİVRİL
...İnanmak yağmur duasına giderken şemsiyeyi yanına almaktır...
 

Çevrimdışı Taşkın GESİLİ

  • Taşkın GESİLİ
  • Müdavim Üyemiz
  • ***
  • İleti: 763
  • Aldigi tesekkür sayisi: 62
  • Taşkın GESİLİ
Ynt: Keklik Avı Ve Keklik Avcısı anlatımım
« Yanıtla #7 : 26 Kasım 2010, 09:47:25 »


BU vesile ile tüm Taşkın' lara selam olsun! Taşkın' lar sanırım doğuştan avcı oluyolar.... :):)
Taşkın GESİLİ
1976 KAYSERI
BLUE PICARDY SPANIEL

 

Çevrimdışı Serkan ERTENLİCE

  • AvlakForum Üye
  • *
  • İleti: 813
Ynt: Keklik Avı Ve Keklik Avcısı anlatımım
« Yanıtla #8 : 26 Kasım 2010, 10:29:37 »
Gardaşım eline koluna yüreğine sağlık.Çok güzel paylaşım insan sıkılmadan zev alarak okuyor.
Serkan ERTENLİCE
1977 GAZİANTEP
KARDEŞ MECBURİ ARKADAŞTIR,ARKADAŞ SEÇİLMİŞ KARDEŞTİR
 

Çevrimdışı Taşkın MUTLU

  • AvlakForum Üye
  • *
  • İleti: 62
  • Aldigi tesekkür sayisi: 1
Ynt: Keklik Avı Ve Keklik Avcısı anlatımım
« Yanıtla #9 : 26 Kasım 2010, 18:55:39 »

BU vesile ile tüm Taşkın' lara selam olsun! Taşkın' lar sanırım doğuştan avcı oluyolar.... :):)

sanırım öyle  abi.... :)
  • huğlu 104A 12 cal 76cm
  • kral queen yarı oto 12 cal 71 cm
  • kral queen yarı oto 12 cal 66 cm
  • pointer (daisy)
Taşkın MUTLU
1985-Adana
 

Çevrimdışı Kadri KASAPOĞLU

  • Müdavim Üyemiz
  • ***
  • İleti: 1103
  • Aldigi tesekkür sayisi: 11
Ynt: Keklik Avı Ve Keklik Avcısı anlatımım
« Yanıtla #10 : 26 Kasım 2010, 19:42:41 »
FAYDALI BİLGİLENDİRMENİZ İÇİN SİZE TEŞEKKÜR EDİYORUM






Kadri KASAPOĞLU  05374961110
1985 ANTALYA / ALANYA
 

TAŞKIN BEYDÜZ

  • Ziyaretçi
Ynt: Keklik Avı Ve Keklik Avcısı anlatımım
« Yanıtla #11 : 26 Kasım 2010, 20:02:29 »
hepinize çok teşekkür ederim cani gönülden selamlar, kazasız belasız avlar dilerim ,,,RASGELE,,,
 

Çevrimdışı Gürol BAKIR

  • AvlakForum Üye
  • *
  • İleti: 404
  • Aldigi tesekkür sayisi: 1
Ynt: Keklik Avı Ve Keklik Avcısı anlatımım
« Yanıtla #12 : 03 Aralık 2010, 23:31:23 »
yapmayin arkadaşlar emeğe saygi mustafa sarinin dizelerine herkez kendine mal ediniyor adam oturmuş yazmış eeee.. sonra ben yazdım olmaz beyler olmaz bu yorum uçar avlarındada var doğu anadolu avlarındada var taşkın alıntı yazsan daha şık dururdu be kardeşim
Gürol BAKIR
1970 izmir
 

Çevrimdışı M.Emin OLGAÇ

  • Müdavim Üyemiz
  • ***
  • İleti: 2253
  • Aldigi tesekkür sayisi: 273
  • (Keklik Uzmanı)
Ynt: Keklik Avı Ve Keklik Avcısı anlatımı(ALINTI Güven SARI'dan)
« Yanıtla #13 : 03 Aralık 2010, 23:36:06 »
yapmayin arkadaşlar emeğe saygi mustafa sarinin dizelerine herkez kendine mal ediniyor adam oturmuş yazmış eeee.. sonra ben yazdım olmaz beyler olmaz bu yorum uçar avlarındada var doğu anadolu avlarındada var taşkın alıntı yazsan daha şık dururdu be kardeşim
alıntı olduğu başlığa eklendi gürol bey haklısınız arkadaş resmin altında yazmıştı ama yeterli değildi selam.
  • Falcor 958 (Robust) (Poze) (70)
  • Vursan 92 A Europa (65)
  • Vursan 92 A Europa (71)
  • Üzümlü MKE çifte (71)
  • Epagneul Breton ( Boyka )
  • Epagneul Breton ( Ares )
Emin OLGAÇ B Rh (+)  1967 TEİAŞ/MARDİN  

 

Çevrimdışı Gürol BAKIR

  • AvlakForum Üye
  • *
  • İleti: 404
  • Aldigi tesekkür sayisi: 1
Ynt: Keklik Avı Ve Keklik Avcısı anlatımı(ALINTI Mustafa SARI'dan)
« Yanıtla #14 : 03 Aralık 2010, 23:52:06 »
emin abimteşekürler 3yaşbüyüksün negüzel uyardın bende benden küçükleri uyarayım dedim insanlar bir namaz safında birde avcı kolunda eşit olurmuş bizde avcı olduğumuza göre eşitiz ama büyüğe saygıda kusur etmeyiz saygılar hayırlı geceler abicim
Gürol BAKIR
1970 izmir
 

Çevrimdışı Şahin CİNDİOĞLU

  • AvlakForum Üye
  • *
  • İleti: 77
Ynt: Keklik Avı Ve Keklik Avcısı anlatımı(ALINTI Mustafa SARI'dan)
« Yanıtla #15 : 04 Aralık 2010, 00:00:45 »
tebrikler kardeş .....
Şahin Cindioğlu ( Nusaybin )
1980 Gaziantep
 

TAŞKIN BEYDÜZ

  • Ziyaretçi
Ynt: Keklik Avı Ve Keklik Avcısı anlatımı(ALINTI Mustafa SARI'dan)
« Yanıtla #16 : 04 Aralık 2010, 12:15:27 »
değerli avcı arkadaşlar elbete alıntıdır yalnız bu mekalenin bu kadar büyütülmesi gerçekten hoş bişey değil,neden diyeceksiniz ben bunu paylaşırken başlığını şu şekil yazmıştım (kendi bölgemizdede paylaşmak istedim)yalnız sn:tuncay kandemir bey tarafından daha uygun olur diye değiştirmek istendi,zaten dikkat ederseniz tuncay bey yukarıda mesaj olarakta yazmış,yani demek istediğim nokta şu zaten herkes kendi bölgesinde sn:mustafa sarı dan alıntı olarak paylaşmıştı bende kendi bölgemde paylaşmak istedim haaa şunuda belirtmek isterim ben bu mekaleyi sizlere paylaşırken yeni üye olduğum için emin olun pek fazla alıntı vs bölümündende  anlamıyordum.ve en önemlisi herkesin bu önemli anlatımı dikkatle okuyup riayet etmesidir arkadaşlar ben kimsenin ne sanal nede gerçekte emeğine bu güne kadar saygısızlık etmemişim etmemde..öyle ümit ediyorumki beni anlamışsınız,saygılarımla
« Son Düzenleme: 04 Aralık 2010, 13:29:47 Gönderen: Taşkın BEYDÜZ »
 

Çevrimdışı Sabri AKDENİZ

  • AvlakForum Üye
  • *
  • İleti: 1317
Taşkın teşekkürler.


Sabri AKDENİZ
1953 BURSA/AKÇALAR - BALIKESİR/EDREMİT - MARDİN
0 533 654 18 93 http://sabrihoca.wordpress.com - Blog Sayfam için tıklayınız...
 

Çevrimdışı Eşref YILDIZ

  • AvlakForum Üye
  • *
  • İleti: 5687
  • Aldigi tesekkür sayisi: 3
  • POİNTER HERZAMAN :)
bılgılendırmee ıcın tesekkurler ellerınıze saglıkkk
ESREF YILDIZ SAMSUN CARSAMBA 1987


resim yülke
 

TAŞKIN BEYDÜZ

  • Ziyaretçi
Taşkın teşekkürler.
ben teşekkür ederim hayırlı günler sabri abi..
 

TAŞKIN BEYDÜZ

  • Ziyaretçi
bılgılendırmee ıcın tesekkurler ellerınıze saglıkkk
rica edirim eşref kardeşim iyi bak kendine :) :)
 

Çevrimdışı Erol YALIM

  • AvlakForum Üye
  • *
  • İleti: 11
Ynt: Keklik Avı Ve Keklik Avcısı anlatımı(ALINTI Mustafa SARI'dan)
« Yanıtla #21 : 01 Temmuz 2011, 05:02:51 »

  Çok güzeller paylaşmak istedim.Güzel gören güzel düşünür güzel gören hayatından lezzet alır.
19 Haziran 2008, 15:59:19
--------------------------------------------------------------------------------tebrik ederim kardeşim seni inan en güzel hatırlatmaları  yazmışın bu sene biraz daha dikkatli oluruz
       Avcı dostlar keklik avı ile ilgili pek çok bilgiye ustalarımız hakimdir mutlaka. Ustaların bizle paylaştığı bilgileri paylaşmak isterim.
       Avın ele geçirilmesi ile ilgili tüm bilgileri bilsek dahi eğer bir konuya dikkat etmezsek, öğrendiklerimiz hiçbir anlam ifade etmeyebilir. Bu önemli husus şudur: HER ALAYDAN SENEYE ÜREYECEK KEKLİKLERİN KALMASINA DİKKAT EDİLMELİDİR Planlı av yapılmalıdır. Avlandığımız bölgede yaklaşık olarak kaç keklik olduğunu hesap etmeliyiz. Bölgedeki sayı üzerinde bir tahminde bulunabiliriz. Av günü sonunda, o bölgede av yapan başka avcı guruplar varsa onlarında bizim kadar av yaptığını gözönüne alarak o avlağa sezon içinde birdaha gelip gelmeyeceğimizi düşünmeliyiz.  Bir avcı bu dengeyi yarını için gözetmek zorundadır. Açgözlülüğü yarınını düşünmeyen, tecrübesiz avcı yapar. Keklik bizim kültürümüzün parçası olmuş. Duvar halılarına motif işlenmiş, kamyonların, traktörlerin, hatta at arabalarının bile süsü olan, çok güzel bir canlı. ''Keklik motiftede kalsın avlaktada'' diyorsak, bu hassas konuya dikkat etmeliyiz. Bu dikkat diğer avlar içinde gösterilmelidir.

       Bu avda rahat yürümek ve çok terlememek için gereksiz yük almadan, çok kalın giyinmeden - derecede bile atletin üzerine bir yünlü fanila, üstüne gömlek, ince hafif yün kazak birde av yeleği giyerim. Av esnasında birsüre sonra vucut ısındığından çoğu zaman kazağı çıkartıp yedeğe alırım. Ayakkabı çok önemli. Eğimli arazide av yaparak çok yürüyeceğimiz için kaymayan tabana sahip, ayağımızı acıtmaması için tabanı kalın, ayağımıza rahat ve sağlam bir ayakkabı tercih edilmeli. Konçlu olması daha iyi. Bileğimizi çalı, diken ve çarpmalardan koruyup, burkulma riskinide düşürür. Bütçemiz kısıtlıysa en ekonomik fiyatlı mekaplar kullanılabilir. Karda ve yağışlı havada ayağımızın içerisine kar girmemesi için tedbir almamız şart. Kürtüne basınca demek istediğimi anlarsınız. Maddi imkanı olmayanlara bir önerim, kadın ten çorabını (kilotsuz olanı ) bilekten kesin, pantolunun üstünden giyin, kesilen yeri bot yada çizmenin boğaz kısmını saracak şekilde indirin, üst tarafınıda pantolonunuz içinde olacak şekilde dizin üstüne çekin. Kürtüne bastığınızda ayağınıza kar girmedikçe, paçalarınıza kar yapışmadıkça bana dua edin. Yağmur ihtimali ve bulut varsa çok hafif bir yağmurluk taşırım. Avlakta temiz su kaynağı olsada SU, ÇAKMAK, enerji veren atıştırmalık, 1 iğne(ayağınıza batan ve elinizle tutamadığınız diken günü zehir eder), pusula, düdük, selpak, ameliyat eldiveni, küçük bir parça sabun ve poşet almak akıllıca olur.(özellikle ağıl olan avlaklardaki hayvanlarda kene, pire gibi asalaklar var. Av soğumaya başladımı onu bırakıp size zıplar. Arabaya, eve, düşünün gerisini. Tavşanınsa kanı akmakla bitmez, vurunca hemen poşete ) Ekip olarak gittiğimiz avlakta bazan yiyecekleri yanımıza alırız. Eğer bizi araç bir yerden bırakıp yemek yenecek yerde bekleyecekse yüksüz av yapacağımız için bayram ederiz. 
 
       Keklik avı yapanın kondisyonunun iyi olması, mücadeleci olması, sabırlı olması olmazsa olmazlardan. Keklik avı için ''avların kralı, kralların avı'' deselerde kralların avı olamaz. Krallar bizden farklı avlanıyorlarsa bilemem. Keklik avcısı avlakta az yiyecek, çok çalışacak  Keklik avı işçi avı. Kahvaltı evde sağlam yapılacak ve erken saatlerde ava başlanmalı. Keklik avcısının öncelikle kondisyonunun çok iyi olması gerekli. Formsuz avcı avlakta gezerken kekliğin nerde olabileceğini, avı nerden kaldırabileceğini değil, arabaya nasıl dönsem diye düşünür. Bu nedenle av ekibindekiler ya birbirine uygun olmalı, yada hoşgörülü olmalı. Araziyi geziş metodunada  çok dikkat edilmeli. Aynı avlakta yanlış yaklaşılan av kendine tüfek attırmazken, doğru yaklaşılan av yanımızdan kalkabilir. Çıkış ve inişlerde tatlı eğimleri tercih etmemiz ve aceleci olmamamız en güzeli. Yüzeyleri dikine değilde çapraz çıkıp inmeli. Nefes almamızı çok hızlandırmayan bir tempo en uygunu.
        Av ekibi arazinin, yani dağ yüzeyinin genişliğine göre belli bir aralıkla dizilerek bölgeyi tarayarak ilerler. Bu düzende ilerlerken av aramızdan kalkarsa, bir kazaya meydan vermemek için sabırlı davranmalı, atış hattımızın emniyetli olmasını beklemeliyiz. Mümkün mertebe göz temasını kaybetmeden ilerlemeliyiz. Sağımızda ve solumuzdaki kişinin yerini sık sık gözlersek, av kalktığında tereddüte düşmeyiz. Özellikle çifteler emniyeti kapalı olsa dahi sarsıntıda patlıyor. Karda dereyi geçerken tüfeğimin üzerine düştüm ve tüfek patladı. Riskli yerden geçerken, zıplarken, silahı kırın. Bir arkadaşımda çiftesini kapatırken patladı. Silahı kapatırken önümüze, emniyet kurallarına dikkat. 
        Arkadaşlara bağırıp çağırmadan sessiz yürümek keklik ötümünü duymamızda etkili olur. Belkide bu dikkatimiz nedeniyle bir uzunkulak çantamıza girer. Önceden belirlenen el işaretleri avda kullanılabilir. Hatta karavana atan arkadaşlara yaptığımız el işareti bile sessizce eğlenmemize engel olmaz.   Kısa bir ıslık etkileşime yeter. Ayrıca avda bizim gördüğümüz av arkadaşımıza yönelmiş yada onun menzilindeyse onu uyarmamız ekip avının gereklerinden, güzelliklerindendir. Uzun cümle kurmadan tüfeğimizle avı takip ederek AAT diye bağırmamız arkadaşımızın önce bize bakmasını, bizi görüncede tüfeğimizin doğrultusundan avın yerini hemen tayin etmesini sağlar. Artık arkadaşımız gözüyle direk avın olduğu bölgeyi taramaya başlar. Avdaki başarı ekibin başarısıdır, başarı içinse detaylar önemlidir.
        Keklik kalkınca yürütmemek için genellikle ekip olarak hızlanırız. Konduğunu düşündüğümüz yere yaklaşınca bu hızı düşürmek iyidir. Ama buna herkes uymayabiliyor. Nefesi toplayıp karşılaşmaya hazır olmak gerekiyor. Ekip halinde kekliği basmak daha akıllıcadır. Daha yakın karşılaşmalar ve daha fazla atış kazanırız. Pusan varsada ağır hareket ederek dikkatli aramamız kekliğin kalkma ihtimalinide, isabetli atış ihtimalinide artırıyor. Keklik kalktıktan sonra uçtuğu yönde takip ederken bedenimizin ve nefesimizin kontrolünü tekrar kazanmalıyız. Yaşlı ustalara dikkat ettim, bu noktadan sonra şüphelendikleri yerlere uzayıp bakarak, biraz ağır ilerliyorlar. Alayın dağılmasından sonra avın tadı çıkar. Konduğu yere YAKLAŞANA KADAR seri yürünüp, sonra yavaşlanmalı. ''Dağılan pusan keklik bir ayağın topal aranır'' diyen ustaların inadına yangından kaçar gibi koşturup avı rezil ettiğim zamanlar olmuştur. Ben ettim siz etmeyin. Hazırlıklı olmayan şaşkınlıktan fişeklerini zayi eder. Bu nedenle en usta avcının ortada kaptan olarak avı yönetmesi, zirve hariç kimsenin bu kişiyi geçmemesi yerinde olur. Eğer rüzgar yoksa, arazi uçurum değilse ve keklik dağıldıysa çok güzel pozisyonlar ve atışlar yaşanabilir. Av sırasında uyumun bozulmaması için ne gerekiyorsa yapılmalıdır. Ekip avı yaparken birbirimize saygılı ve ortak hareket etmek avın hazzını perçinliyor. Rüzgar yürüyüş yönümüzün karşısından sert esiyorsa, 2-3 kez kaldırıp sürmüşsek yada arazi yükseliyorsa kalkan keklik altımızdan geldiğimiz yöne dönmek isteyecektir. Böyle bir durum varsa en alttaki arkadaşımızın bizden biraz geriden ve daha açıktan gelmesi isabetli olur. Herkesten fazla atış şansı yakalayabilir. Yanlız bu kişinin attığı keklik yüksek süratte süzülüyor olacağından bunu göze alarak önleme vererek atışını yapmalıdır. Kekliğin ne zaman nerde, nasıl aranacağına girmeyeceğim. Bu konuda tek doğru yok diyebilirim. Kekliğin ezberini bozmayı başaran avcı başarılı olur diyebilirim.
       Tüfek-Fişek-Şok tercihim kafanızı karıştırmasın. 66-68-71 namlu tüfeklerin bu avda daha makbul olduğunu düşünüyorum. Çifte yada yarıotomatik olması zevke kalmış. Hafif tüfek kullanmaksa avantajdır. Görüşün engellendiği arazilerde, (sık kayalık, bitki örtülü, engebeli) kısa mesafelerden görüntü verdiğimiz için heyecan veren yakın karşılaşmalar yaşanabilir. Doğanın güzelliğini seyre daldığımız bir anda gafil avlanıp, hem kekliği, hem altımıza kaçırabiliriz  dikkat etmekte fayda var. Şok ve fişek tercihini bu araziye uygun yapmak faydalı olabilir. (çeyrek şok, keçe, bior tapa, ince saçma). Arazi düz yüzeyli uzaktan görülebiliyorsak, kasım sonuna gelinmişse, keklik avcı görmüşse, yanına pek yaklaştırmaz. Akşama kadar kovalar dururuz. Mümkünse fişek, saçma no tercihini gözden geçirmek (yarım şok, power tapa, daha diri saçma) daha dikkatli yaklaşmak ve tepelerin eteklerine dökene kadar maraton gerekebilir.  Güzün 6 no 32 gram bu hastalığın ilacıdır. Avlakta tavşanla karşılaşma ihtimalimiz yüks....e, keklik yılgınsa,  hava soğuksa 5 no 32-34 gram önerebilirim.   
        KONSANTRASYON atışlarımızda çok daha önemlidir. Atıştaki başarımızda soğukkanlı ve doğru yapılan bir atışın tüfek ve fişek tercihinden daha önemli olduğunu düşünüyorum. Beretta tüfek, Remington fişek kullansak bile eğer doğru zamanlamayla düzgün bir atış yapamıyorsak, büyük ihtimalle av gidecektir. Avda başarılı olmak için her an duyularımızla ve zihnen kendimizi hazırlamalı, avla karşılaşınca şaşkınlık ve gaflet yaşamadan mümkün mertebe sakin bir atış yapmaya çalışmalıyız.  Heyecan 40 yıllık avcıda bile olur. Kimi avcı heyecanına teslim olur, kimisi heyecanını dizginleyebilir. İstenilen heyecanı kontroldür. Heyecanı kontrol deyince, ava uzun uzun nişan alarak atmak aklınıza gelmesin. Bu avda genellikle ani karar verebilmek ve seri olmak gereklidir. Yanlız yakından kalkan bir kekliğede tetik kesme anı onun kanat çırpmayı kestiği andır. Çok güzel pozisyonlarda bile kekliği kaçırdığım çoktur. Bu nedenle ava düzgün attığı halde vuramayan arkadaşlara önerim, avı kaçırdığı için benim gibi fişeğe, tüfeğe kafa yorup bahane bularak konsantrasyonlarını bozmadan, bundan sonra kalkan avı daha dikkatli takip ederek ve yan geçene önleme vererek atış yapmalarıdır. Sürekli farklı tüfek ve farklı fişekler kullanılmasınıda önermem.   
       Av vurulunca en kısa sürede onu almak gerekiyor.(bir köpeğim bile yok anlıyormusun? hadi üzülme) Avı almaya giderken gözümüzü avın düştüğü yerden mümkün mertebe ayırmamalı yada avın düştüğü yere en yakın bir işareti  (taş, çalı,vs) kafamıza yazarak ilerlemeliyiz. Ekipten bir başkasının vurduğu avı markalamamız, düştüğü yeri gözümüzü kaçırmadan izlememiz ve arkadaşımız avı alana kadar takibimizde fayda var. Onun aramakla kaybedeceği zaman hepimizin zamanı, kaybedeceği avda aynı torbanın avı. Yaptığımız atışta keklik kuyruğu kopan uçurtma gibi düşüyorsa ve ayakları sağlamsa o kekliği ancak Ali yakalayabilir. Araki bulasın. Böyle yalpalı inen kanadı kırılmış kekliğe, daha havadayken bir fişek daha atmakta fayda var. Benim gibi düşüşünü hafızaya kaydetmek için seyre dalarsanız, onu kaybetme ihtimaliniz yüksek olur. Ayrıca eğimi çok olan bir arazide vurulan keklik düştüğü yerde değilse, avın düştüğünü tahmin ettiğimiz yada tüylerini gördüğümüz yere bir kova su döktüğünüzü düşünün, su nereye akarsa büyük ihtimalle av o güzergahta ve 0-50 metre kadar aşağıda olabilir. Ayrıca aşağıya doğru çalı dipleri ve kaya altları araştırılmalıdır. Her atış sonrası yapmamız gerekenlerden biri avı izlemektir. Keklik havada atışımızın etkisiyle takla atarak düşsede, yere değdikten sonra hareket olup olmadığını mümkünse gözleyin. Atışla birlikte doğal davranışı bozulanı, gruptan ayrılanı, hemen havaya dikileni (kafadan), biraz uçup sonra havaya dikileni(ciğerden), hiç kanat vurmadan süzülerek uçanı, dağ yüzeyine paralel değilde kendini boşluğa direk aşağıya vereni(en kötüsü son ikisi), gözünüzün gördüğü yere kadar çok iyi takip edin. Ayağı sarkan keklik gider deselerde aslında o keklik ilkkonduğu yerde DURUR. Eğer gözünüz keskinse ve konduğu yer önünüzdeyse o keklik size bir atış fırsatı daha sunar. Yaralı av kendini bilmeden uçmaya devam edebiliyor. Karlı yüzeye sert düşen avda genellikle gömülerek orada kalır, gözünüz keklik değilde karda yumruk gibi küçük bir çukur arasın. Bazanda karda iz takibi gerekebilir. Tabiki izden anlamak gerekiyor. Yoksa eski iz peşinde vakit öldürürüz. Soğukta gramajı artırıp saçma numarasını küçültmek gerekebilir. Vurulan av olunca alınana kadar, bulunana kadar beklenmelidir. Böyle bir avda herkes vurulan avı markalar ve bulunmasına yardımcı olur.  Unutmamamız gereken konu yaralı keklikte şu olmalı: Elbette bulmak için çaba harcanacak ama, benim gibi ekibin avını bozmayın. Eğer yaralı keklik yürüyüş güzergahınıza uçtuysa, yada çok yakınınıza düştüyse emek harcayarak bulmaya çalışın. Çok aşağıya süzüldüyse ve o güzergahı dönerken arayabilecekseniz düştüğü yeri hafızanıza iyi kazıyın. Bir keklikten yeri geldiğinde ekip avının  bozulmaması için, ekibinizden kopup ayrılmamak, kaybolmamak için vazgeçebilmek gerekiyor.       
       Pek çoğumuz şartlarımız nedeni ile köpek besleyemiyoruz. Her avcı iyi bir köpek sahibi olmak ister elbette. Böyle bir imkan varsa daha güzel ve zevkli avlar yapabiliriz. Yanlız köpeğin bu avla tanıştığı ilk sezonunda ondan çok şey beklememeliyiz. Pek çok köpek keklik avında çok başarılı sayılamaz. Avda 50 köpeği gözlemleme şansım olduysa 5 tanesi iyi, 5 tanesi normal, 40 tanesi kötü izlenim uyandırdı. Belkide bana öyle ras gelmiştir. At sahibine göre kişner deyimi bu durum için çok uygundur. Keklik avını bilen ve ava çok giden bir avcının kırma köpeğinin sadece koku sürüşü, ferması, aportu değil, avlakta gezişi bile sizi mest edebilir. Keklik avında tecrübe kazanan bir köpeğin avcının önünde ne dümdüz, nede sağa sola rastgele koşmadan, arazide güzergahı altında yada üstünde, kekliğin olabileceği yerleri tek tek gözüne kestirip, bu yerleri dikkatle aradığınada şahit oldum, hemde akşama kadar. (Maşallah) Köpeğinde çıraklılığı, kalfalığı, ustalığı oluyor. İyi gezen bir keklik avcısının, hızlı ve açık arayan ırktan pointeri bile akşama kadar enerjisini dengeli kullanması gerektiğini zamanla anlıyor. Köpeğim yok diyede avdan vazgeçemiyorum.
        Benim durumumdaki avcı dostlarıma belki bir hususta faydam olur diye ustalarımın, abilerimin hoşgörü ve müsadesine sığınarak birkaç şey daha eklemek istiyorum. Kekliğin menüsünü, öğün vaktini, yaşama düzenini bilen avcı avantaj yakalar. Bunlarda daha çok tecrübe ile oluyor. Bunlardan başka pekçok detay şartlara göre sayfalarca listelenebilir. Ayrıca kekliğin davranışları avlakların farklı özelliğine görede farklı olabilir. Bu nedenle avlağı bilen avcı ile av yapmak her zaman avantajdır. Önce araziyi okumak, buna uygun aramak, sonra avlamak. Bu güzel kendini tehlikede hissettimi, bulunduğu mevkiden en uzağa kanat süzebileceği uçları seviyor. Gecelediği yerlerde tilki gibi doğal düşmanları olduğundan, karanlıkta uçma zaafiyeti olduğunu bildiğinden birkaç kanat vuruşu ile süzülmeye en müsait yerlerde geceleyebiliyor. Bu yerin tercihinde hava şartlarınında etkisi olabiliyor. Keklik avlarında bir çok avcı böyle riskli yerlerde kaza geçirmiştir. Adımlarımıza dikkat.
       Keklik avlamayı başardıysak bir konuya dikkat etmemiz lehimize olur. Av etleri avcı için değerli olmalıdır. Bu nedenle avın bozulmaması, nahoş kokmaması için dikkat etmeliyiz. Hava soğuk olup et bozulmasa bile, ete iç organlardan koku sinmesi onun değerini bozar. Vurulan bir tavşanın içini ilk fırsatta çıkarmalıyız. Keklikte ise avın vurulmasından sonra, verilen bir molada içini çıkarmalıyız. Eğer uzun süre sırtımızda, çantamızda, aracımızda avımız duracaksa, bu işlemi yapmamız av etinin kokusuz ve daha dayanıklı olmasını sağlayacaktır. Ayrıca pişirmeden önce ciğerin ödünün alınması gerektiğini yazmama gerek yok sanırım. Su başında ilk yakılan ateşte ciğer ve taşlık kebabıyla kendinizi ödüllendirebilirsiniz.
        Köylünün, bir bağ sahibinin, bir çobanın yerine kendimizi koymamız gerekiyor. Koyununuzun yanında avlanılması  yada evinizde uyurken sabah gün doğarken evinizin 300-500 metre ötesinde tak tuk silah atılması gibi. Bir koyun sürüsüne yakınken kalkan bir kekliğe ateş edersek gebe koyun kuzuyu atabilir, sürü dağılabilir, kangallar av köpeklerine saldırabilir, yanaşmamak en güzeli.  Biz av için dağdayız çoban evinin geçimi, ekmeği için orda. Kimseyi av yaparken huzursuz etmeye hakkımız olmadığını unutmayalım. Maalesef koyun hırsızlarıda define avcılarıda  dağda avcı gibi tüfekle gezerek keşif yapıyor. Bu nedenle bizi tanımayan ve canı daha önce yanan bir çoban dağda yanında biten beş tüfekli kişiden elbette tedirgin olur. Ancak sürüsüne kurt girmiş çoban avcının kıymetini bilir. Bilirki bu dağda silah atıldıkça kurt bu dağa yanaşmayacaktır. Avcıya yemek ikram edenide olur, cahil olup mavzer çekenide.     
       Bana göre çok önemli bir konu daha var. Kaliteli avcı, av günü öncesi hazırlıklardan, avlakta geçen zaman ve eve dönüp eşyalarımızı yerleştirdiğimiz ana kadar her dakikadan haz almaya çalışır. Bunu başarabilmek içinde ekipte herkes birbirini düşünmeli, insanlık adına yapıcı, paylaşımcı ve dürüst olunmalı. Öncelikle bunlar o av gününü unutulmaz kılar. Ekibin harcı ve dostluk korunmalıdır. Şahsi menfaatten ziyade ekip menfaati düşünülmelidir.  Kişisel çıkarın önde geldiği ekip uzun vadeli olamaz. Klişeleşmiş gibi görünsede dostluğu oluşturan ögeler başta iyi niyet, saygı, sevgi, hoşgörü gibi değerlerdir. Her zaman karşımızdakinin yerine kendimizi koyabilmek ve emrivakiden uzak tutum sergilemek, bizi aranan insan konumuna yükseltir. Hep derim, avda kafanda, ayağında rahat olacak.             
       Amacımız bu ortamda paylaşım. Bir hususta bile olsa faydalı olabilmek. O yüzden yanlış anlaşılmak istemem. Usta bir avcı değilim. Hiçbir zaman ben iyi bir keklik avcısıyım diyemem. Bilgime eklenecek çok şey vardır mutlaka. Öğrendikçe yada tecrübe ettiğimde, ne kadar çok şey bilmediğimi daha iyi anlıyorum. Zaman zaman bu avdan vucudumuzdaki dayak yemiş gibi ağrılarla eve dönerken bıldırcının gözünü seveyim dediğimiz olmuştur. Yinede bir sonraki haftasonuna doğru birşey bizi dürtükler ve çantaya malzemeler hazırlanır. Yazdıklarıma fazla kafa yormaya gerek yok. Her ne kadar kafamıza bazı şeyleri yazsakta avlağa varınca ben başka bir boyuta geçiyorum. Galiba bazı şeyler mantıksal değilde güdüsel yapılıyor. Okumaklada keklik avcısı olunmaz. Pek çok bu işi bilen erbab, bildiklerini ve kınalısını paylaşmak istemiyor. Belkide onlar bizden daha çok seviyor ve kıskanıyor bu güzel kuşu.  Aslına bakarsanız ''KEKLİK VURMAYAN AVCIYI BİZDE ÇOK SEVERİZ.''  En güzeli bir ustaya talebe olmak ve uygulamalı öğrenmek.
       keklik avında yaşanan heyecan, kekliği eline aldığında biter. Kısa bir sevinç ve heyecan, yerini hüzüne bırakır. Bu nedenle kaçanlara üzülmeyiz. Onlar kaçacakki hayallerimizi süslemeye devam edecek. Rasgele.

Bu yazıyı bizim bölgemizdede paylaşmak istedim.Fazla keklik vurup zayıf karakterimizi tatmin etmenin ötesinde bişeydir avcılık.onun için av yaptığımız günü değil önüzdeki diğer günleri düşünelim lütfen bilinçli  avlanalım,,,RASTGELE,,,sn:taşkın BEYDÜZ

Alıntıdır ...
Erol YALIM
1969 konya_Gaziantep
 

Çevrimdışı Oktay AYÇAKMAK

  • AvlakForum Üye
  • *
  • İleti: 153
  • Bir tutkudur av..
kardeş ellerine sağlık sağol güzel paylaşım
 

TAŞKIN BEYDÜZ

  • Ziyaretçi
Ynt: Keklik Avı Ve Keklik Avcısı anlatımı(ALINTI Mustafa SARI'dan)
« Yanıtla #23 : 14 Kasım 2011, 18:39:40 »
erol yalım veoktay ayçakmak abilerime tşk ederim iyi bakın kendinize
 

Çevrimdışı Selman TİMUR

  • AvlakForum Üye
  • *
  • İleti: 267
  • Aldigi tesekkür sayisi: 1
Ynt: Keklik Avı Ve Keklik Avcısı anlatımı(ALINTI Mustafa SARI'dan)
« Yanıtla #24 : 20 Haziran 2012, 21:00:48 »
Paylaşiminiz icin  tesekur ederiz
1982-Mardin