Gönderen Konu: ORUÇ REHBERİ  (Okunma sayısı 2596 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Alkan YOKSUL

  • Forum Yönetici
  • *****
  • İleti: 3723
  • Aldığı Teşekkür Sayısı: 647
  • NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
ORUÇ REHBERİ
« : 12 Ağustos 2010, 09:15:58 »
DİŞ FIRÇALAMAK ORUCU BOZAR MI?

Diş fırçalamanın oruç ile ilgili hususuna önce şunu belirtmekte fayda vardır.Diş fırçalamak misvak kullanmakla eşdeğerdir çünkü ikisinde de amaç ağız diş temizliği va sağlık duyarlılığıdır.Dolayısı ile dişini temiz tutan fırçalayan sünneti uyguluyor demektir. Buna paralel gerek diş macunu gerekse misvak macunu kullanarak dişleri oruçlu iken fırçalamak orucun sıhhat olarak şartını ihlal etmektir ve bozulur, çünkü tad alma ve sıvı yutma durumu vardır, ne kadar itina edilirse edilsin dilin tad alması, boğazın yutkunması söz konusudur.O halde doğru olan sahurdan sonra dişleri ağzı temizlemek ve ondan sonra niyetlenmektir.Diyelim ki sahurdan sonra uyudunuz, uyandınız dişinizi fırçalamayı unuttunuz, o vakit fırçalayalım mı, hayır.oruç şüpheden arınmayı ister.

YANLIŞ ZAMANDA OKUNAN EZANLA AÇILAN ORUÇ, KABUL OLUR MU?

İbadetlerde vakit esastır ve farziyetinin şartlarındandır.Oruç ta imsak ile iftar arasındaki süreçte yapılan ve vakte bağlı ibadet olduğu için erken olarak henüz vakit girmemişken hataen okunan ezan ile açılmışsa o günün orucu bire bir tekraren tutulur ki ecri kat kat verilir.

ORUCU BOZMANIN KARŞILIĞI NEDİR?

Orucu bozmak niyetle değerlendirilir. Keyfi olarak bozuluyor ve ibadet yap-boz haline geliyorsa cezası kefareti ağırdır ki ihlasdan uzak laçkalaştırılmasın diye, buna halk dilinde 61 deniyor, fakat fıkıhta mezhepler arası 61 konusunda görüş birliği yoktur.Gelenek devreye giriyor ve ceza ağırlaştırılmaktan neredeyse meşakkate dönüşüyor. Doğrusu bile bile kasten orucu bozanın cezası bire birdir, peki kayıp nedir?Ramazan orucunun sonsuz mükafatından mahrum kalıyorsunuz, şöyle açıklayalım.Ramazanda 1 orucu keyfiyen bozan kişi bin gün oruç tutsa o oruçlar keyfi bozulan orucun şayet bozulmasaydı ve sevap orantısı kurulsaydı bin gün oruç o bir gün bozulan orucun sevabı yanında deryada damla olur. Burada kişi sevaptan kaybediyor.Damla için denizden vazgeçmek gibi zarar dolu. Tercihiniz ne olurdu? Sağlık, seferilik, çocuk emzirmek yada başka hayati zorunluluk nedeni, bayılma, ani tansiyon, vesaire gibi mazeret hallerinde bozulan oruçta izin vardır.Günah yoktur. Din kolaylık ister.Can ,sağlık söz konusu ise dinin önceliği sağlıktır, candır.

ORUÇLUYKEN KÖTÜ SÖZ, KÜFÜR ETMEK ORUCU BOZAR MI?

Hayır bozmaz.Söz yutulan, sindiren bedene dahil olan bir husus değil ki bozsun.Ancak oruçlu iken de diğer zamanlarda Salihli bir kula galiz sözler, argo, küfür yakışmaz, orucun sevap katagorisini düşürür, karşı tarafı incitir.Nefse karşı ayıptır. Oruçlu ağza yakışmaz bir yana hiçbir zaman samimi bir insana çirkin söz söylemek yakışık almaz.

SEFERİ DURUMLAR NELERDİR? SEFERİYKEN ORUÇ TUTMAK ŞART MIDIR?

Seferi kelimesi,yolculuk halinde olmak demektir.Geçmiş fıkıh son kullanma tarihi geçen fetvalarla yürütülmekte.Fıkıh ilmi şartların ve konumların durumuna göre esneklik ve çözüm üretecek canlı bir ilimdir.Dolayısı ile asırlar öncesinin seferilik halinde çekilen sıkıntılar bugün söz konusu değildir. Teknolojik nimetler çağındayız. Klimalı konforlu uçak ile 700 km lik mesafeye 1 saatten önce varıyor ve asla sıkıntı çekmiyorsunuz, oysa 90 km aşan yolculuklar seferi kapsamına alınıyor.Burada bir gariplik var.Seferilikten kasıt neydi, dağ,taş güneş, meşakkat, konaklama yeri az, uzun yorucu takatı kesen yolculuklar, güvenlik sorunu,gibi hususlarda insanları rahatlama ibadetlerini kolaylaştırmak vardı. Günümüzde neredeyse yolculuklar dinlendiren keyifli saatler oldu. Seferilik kapsamında olmayı çıtayı yükseltmek gerek.Eski fetvaya göre seferi olan kişi dilerse oruç tutar tavsiye edilen de budur. Sevabı artar, zorunlu yol halinde ise dilerse tutmayabilir sonra tutabilir, burada içinize sinen yön önemlidir.

Orucu Bozup Yalniz Kazayi Gerektiren Seyler 1. Pamuk ve kağıt gibi şey yutmak, 2. Bir defada çok miktarda tuz yemek, 6. Burnuna ilaç çekmek. Bu, Ebu Hanife’nin görüsüdür. Buna göre; tedavi maksadıyla iğne yaptirmak orucu bozar ve kazayi gerektirir. Çünkü igne vasıtasıyla vücuda verilen ilâç iç kısımlara kadar ulasmaktadir.

ORUÇ TUTAMAYAN BİRİNİN YAPMASI GEREKENLER NELERDİR?

Eğer bir kimse yaşlı ise ya da çok hasta ise oruç tutmaz. Ama tutamadığı orucun yerine dinimizce başka bir yolu vardır. Bu kişinin zengin ya da fakir olması da bu yolda etkilidir. Bunu hadislerde de görmek mümdür. Yaşlı olup oruç tutamayan kimse, zenginse, her günün orucu için fidye verir. Fakir olan fidye vermez, dua eder.

Ne Kadar Fidye Verilmelidir?

Fidye olarak, her gün için bir fıtra miktarı un verilir. Bir fıtra miktarı un 1750 gramdır. 1750 gram un ise, 2 TL eder. 30 gün oruç için 53 kg un vermek kâfidir. Yahut bu kadar unun kıymeti kadar altın, tutulamayan 30 gün orucun fidyesi olarak, bir veya birkaç fakire, Ramazanın başında veya sonunda verilebilir. Fakir, aldığı fidyeyi kendisi kullandığı gibi, başka birine de verebilir. Fidye verdikten sonra, oruç tutabilecek hale gelen hasta, tutamadığı oruçlarını kaza eder.

Ne Zaman Fidye Vermelidir?

Yaşlı olduğu için ya da çok hasta olduğu için oruç tutamayacak durumda ise bu kimse fidye vermelidir. Eğer bu kimse zenginse, her günün orucu için fidye verir. Fakir olan fidye vermez, dua eder. Bu verilecek fidye ister ramazanda ister diğer günlerde verilebilir.

RAMAZAN AYINDA EŞLER ARASINDA CİNSEL İLİŞKİ OLABİLİR Mİ?

Oruçlu iken cinsel ilişkide bulunmak orucu bozar mı yoksa bozmaz mı sorusunun cevabı kesin ve nettir. Tabi ki cinsel ilişkiye girmek orucu bozar. Fakat bu noktadan sonra kefaret sorusu akıllara geliyor. Peki bu şekilde cinsel ilişki ile orucu bozulan birisine kefaret gerekir mi? Şafi mezhebinde ilişkiye giren erkeğe kesinlikle kefaret gerekir, kadına kefaret gerekmez. Fakat kadının orucu bozulduğu için orucunu kaza etmesi gerekir. İlişkide kefaretin gerçekleşmesi için şu şartların bulunması gerekir;

1 – Ramazan orucunu bozmuş olması gerekir. Ramazan orucunun kazasını tutarken veya başka oruç tutarken, bozana kefaret gerekmez.
2 – Ramazan orucuna imsak vaktinden önce niyet etmiş olmalıdır. İmsak vaktinden sonra oruca niyet ederse veya hiç niyet etmeden ilişkide bulunursa, haram işlemiş olursa da, yalnız kaza gerekir.
3 – Kasten ilişkide bulunmuş olmalıdır. Eğer unutarak ilişkide bulunmuşsa, kefaret gerekmediği gibi, oruç da bozulmuş olmaz, unutmak özür olur. Kefaret, orucu bozmanın değil, mübarek Ramazan-ı şerif ayının hürmet ve namus perdesini yırtmanın cezasıdır.
4 – İlişki, imsak vaktinden sonra yani gündüz olmalıdır. Eğer imsak vaktine daha var zannı ile ilişkide bulunduktan sonra, imsak vaktinin geçmiş olduğunu anlarsa, kasten orucunu bozmadığı için sadece kaza gerekir, kefaret gerekmez.
5 – İlişkiden sonra oruç tutamayacak kadar hasta olan kimseye kefaret gerekmez. Bunun gibi bir kadın ilişkide bulunduktan sonra, hayz hâli vuku bulursa, yine kefaret gerekmez.
6 – Kefaret olması için, ikamet ettiği yerde orucunu kasten bozmuş olmalıdır. Eğer seferde iken bozarsa, kaza gerekir. Çünkü seferde oruç tutmak farz değildir. Seferde oruç tutmayan kimse, sonra kaza eder.
7 – Karı-koca kendi arzuları ile ilişkide bulunmuş olmalıdır. Mülci ikrah ile zorlanırsa, kefaret gerekmez. İkrah, bir insanı, istemediği bir şeyi yapması için, haksız olarak zorlamak demektir. Birini zorlamanın ikrah olması için şu dört şart gerekir:

Zorlayan kimsenin, korkuttuğu şeyi yapabilecek kuvvette olması, zorlananın korkutulan şeyin muhakkak yapılacağını bilmesi, korkutulan şeyin, ölüm veya bir uzvun kesilmesi veya üzücü bir şey olması, zorlanan şeyin, yapılmaması gereken bir şey olması gerekir. (İbni Âbidin, Dürer-ül-hükkâm). Bazı kimseler de, mastürbasyonun orucu bozmadığını, bazıları da bozduğunu ve kefaret gerektiğini söylüyorlar. Bunların ikisi de yanlıştır. Mastürbasyonun orucu bozduğu, fakat sadece kaza gerektiği, Hindiyye, Bahr ve Dürr-ül-muhtar ve diğer fıkıh kitaplarında yazılıdır. Bir Ramazanda iki defa mastürbasyon yapana kefaret de gerekir. Çünkü Ramazanın bir gününde, kaza gereken bir şey yaparak orucunu bozan kimse, başka gününde de bu şeyi kasıtla yine yaparsa, kefaret de gerekir.

BUNUN SINIRI NEDİR? YANİ ORUÇLUYKEN İLİŞKİ OLABİLİR Mİ?

Sevgi, muhabbet hoştur ve önceliklidir, eşler arasında sevgini dozu yoktur ancak sevişmenin ayarı çizilmiştir, sulu öpüşme, ve şehveti azdırma bedende bazı tepkilerin metebolizmayı etkilemesi açısından kontrol elde tutulduktan sonra meşrudur, ancak oruçlu iken ön sevişme diye bilinen husular sonucunda eşlerin kontrolü zordur, bu freni patlamış bir tırı yokuş aşağı durdurmaya çalışmak gibidir, uygun olanı sarılıp buse şeklinden alından öpmek olabilir, dudak öpüşmesi eşlerin orucuna şüphe ve çürüklük doğuracaktır, nasıl yemeden içmeden yana fedakarlı ediliyorsa sevişmeden de fedakarlık edilebilir, orucun bir etkisi de şehveti engellemektir, o nedenle bekar gençlerin şehvet hastalığına yakalanmamaları için nafile oruç tavsiye edilirdi, oruç cinsel dürtüyü asgariye indirger.

İFTARLA SAHUR ARASINDA MI CİNSEL İLİŞKİ OLABİLİR?

Olur, imsak ile yasaklanan meşru nimetler iftar ile helalleşir.İmsak kırmızı ışıktır.İftar yeşil ışığın yanması ve meşru nimatlerden faydalanmanın onaylanma sürecinin başlamasıdır.

PEKİ ORUÇLU İKEN EŞLERİN BİRBİRİNİ ÖPMESİ YA DA İLİŞKİYE GİRMEDEN SEVİŞMELERİ ORUCU BOZAR MI?

Ağızdan tükrük yutma tehlikesi yoksa olabilir, ancak bu şüpheyi barındırır, yanaktan ve alından öpme caiz dudaktan öpme risk taşır

İmsak vaktinden önce kan kesilse, sabah namazı vaktine, yalnız gusledip elbisesini giyecek kadar zaman olur da, Allahü ekber diyecek kadar fazla zaman kalmazsa, o günün orucunu tutar. Fakat, yatsıyı kaza etmesi lazım olmaz. Tekbiri söyleyecek kadar da zaman olursa, yatsıyı kaza etmesi de lazım olur. İftardan önce hayz başlarsa, orucu bozulur. Ramazandan sonra kaza eder.

ZİNA TABİKİ ÇOK BÜYÜK GÜNAH PEKİ RAMAZAN AYINDA ZİNA YAPMAK DİĞER GÜNLERDEN DAHA MI GÜNAH?

Ramazan ayı şeytanız mecazen hapsolunduğu bir rahmet iklimidir, diğer zamanlarda yapılması istenmeyen çirkin amellerin ramazan da yapılması samimiyet açısından daha veballidir o nedenle ramazan kişinin kendisini hesaba çektiği bir mevsim olduğundan günahlardan daha fazla sakınmak uzak durmak gerekir.

GUSUL ABDESTİ OLMADAN ORUÇ TUTULUR MU?

Oruç ibadetinde abdest şartı, gusül gerekliliği yoktur, ancak sahur ile abdestlenip sabah namazı ile güne başlamak sevapların en hoşudur, Abdest müminin nurudur, sahuru orucu abdest üzerine abdestle onurlandırmak takvadır.

                                                                                                                                                        ALINTIDIR...


« Son Düzenleme: 12 Ağustos 2010, 09:36:53 Gönderen: Alkan YOKSUL »
  • Baikal IZH27EM1C Nikel
  • Stoeger M3000
  • Kurzhaar/Dişi

28.02.1969 EŞME/UŞAK
 

Çevrimdışı Alkan YOKSUL

  • Forum Yönetici
  • *****
  • İleti: 3723
  • Aldığı Teşekkür Sayısı: 647
  • NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE
Ynt: ORUÇ REHBERİ
« Yanıtla #1 : 12 Ağustos 2010, 09:38:29 »
Rabbim Ramazan ayını hakkınca yaşamayı nasib etsin ve ibadetlerimizi Dergah-ı İzzetinde kabul buyursun. Amin...
  • Baikal IZH27EM1C Nikel
  • Stoeger M3000
  • Kurzhaar/Dişi

28.02.1969 EŞME/UŞAK
 

Çevrimdışı Ş.Burak SEZER

  • DUCK HUNTER
  • Avlak Yönetici
  • *****
  • İleti: 6250
  • Aldığı Teşekkür Sayısı: 179
Ynt: ORUÇ REHBERİ
« Yanıtla #2 : 12 Ağustos 2010, 12:48:19 »
Teşekkürler Alkan abi...
Ş.Burak SEZER 
1988 SAMSUN


 

Çevrimdışı Ahmet YÖNDEM

  • AvlakForum Üye
  • *
  • İleti: 459
  • Aldığı Teşekkür Sayısı: 1
Ynt: ORUÇ REHBERİ
« Yanıtla #3 : 18 Şubat 2013, 15:53:23 »
Forumda bu tür konuları da görmek güzel. Alkan bey teşekkürler dile getirdiğiniz için.
Bence forumumuz insanların av dışındaki ilgi duydukları şeyleri de rahatlıkla paylaştıkları bir ortam olmalı. bu hususta bazı forumlarda sorunlar yaşanıyor.
Selam ile ...

http://www.avlakforum.com/forum/index.php/topic,160897.0.html
Ahmet YÖNDEM 0505 733 2636 1978 DÜZCE
İyi bilin ki , kalpler ancak Allah'ı anmakla huzur bulur.  (Rad 28)